Blog Arşivi

GEZİ YAZILARIM

Hoşgeldiniz





Translate

Belsa Plaza…

Geçtiğimiz Perşembe günü, Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin Ağustos ayı toplantısı vardı… Her ay yapılan meclis toplantılarının hemen hemen hepsine katılmaya özen gösterdiğim halde, yoğun seçim çalışmaları nedeni ile bir süredir katılamıyordum.
Katıldığım bu meclis toplantısında gündem maddelerinden biri Belsa Plazanın satışı idi. Bir süre önce İSU hizmet binası Seka Genel Müdürlüğü binasına taşındığı için, bu hizmet binasının satışı gündem maddesiydi.
Daha önce de Belsa’daki dükkânların kiracılarının çıkartılarak satılması gündemi meşgul etmişti.
***
Sayın Karaosmanoğlu’nun Belsa Plaza’nın satılması gerektiği ile ilgili sebepleri anlatırken kullandığı terimler çok ilginçti…
‘‘Belsa’nın hizmet binası olarak yapılmadığını, acayip acayip köşeli, küçük odaların olduğunu, bu nedenle tadilatların da zor olduğunu’’ uzun uzun anlattı. Bu binanın mimari açıdan hiçbir özelliği olmadığından küçümser bir tarz da bahsetti. Bildiğim kadarıyla sayın başkan mimar değil ama galiba bu konuda çok bilgili!
Dediğine göre ‘Arabadan indiğinde tam çarşının ortasında olmak çok yanlış’’mış…
Ee koskoca Büyükşehir Belediye Başkanı öyle pat diye herkesin ortasın da inmemeli makam aracından değil mi?
Bu sebeplerden dolayı, İSU’nun bir süre önce boşalttığı B Blok’un yanı sıra Belsa Plaza’nın tamamının satılması gerektiğini söyledi. Belsa’nın Tarihi bir değerinin olmadığı, hizmet için hiçte verimli bir bina olmadığını anlattı. Yani Belsa’nın binasından o kadar şikâyetçi ki nerdeyse ilk isteyene bedava verecek… Kelepir satılık bina… Pardon en çok parayı verene satacağız dedi… En küçük bir gayrimenkul satışı bile komisyona havale edilirken, Belsa’nın satışının neden komisyona havale edilmediğini CHP grubu gibi bende anlayamadım. Biraz kafam karıştı açıkçası…
***
Sayın başkan ‘‘Kamu yararı nerde varsa onu kullanırım’’ dedi. Bence hiç bir Belediye Başkanı kentin göbeğin de üstelikte işlevsel, kentin trafik yükünü büyük oranda azaltan 800 araçlık otoparkı bulunan bir binayı alel-acele satmak istemez, satmaz. Belsa plaza’yı satmak için neden bu kadar acele ettiklerini anlayamadım doğrusu…
Herkesin kolaylıkla ulaştığı bir noktada olan Belsa Plaza neden verimli bir hizmet binası değil? Halka iyi hizmet edebilmek için odaların dikdörtgen, üçgen ya da kare olması önemli değil. Çalışanların yaptıkları işin ehli, konularında uzman olması önemli…
***
Zaten son günlerin modası sahip olduğumuz değerleri satmak. Özellikle de yabancılara satmak ...
Acaba Belsa Plaza’yı da yabancılara mı satacaksınız? Ya da ‘‘Ortağı değilim ya kardeşim’’ dediğiniz Rota veya Kare İnşaat’a mı?
Ama siz bunu yapmazsınız değil mi sayın başkan? Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmezsiniz…
***
Anlayamadığım ve merak ettiğim bir konu daha var. Bu binayı satalım hizmete dönüştürelim, paraya ihtiyacımız var diyorsunuz. Büyükşehir Belediyemizin Paraya ihtiyacı varsa sahildeki Bayındırın binasını neden aldınız ve onarım için o kadar para harcıyorsunuz.
İSU’yu kentin merkezinden çıkararak SEKA Genel Müdürlüğü binasına taşıdınız. O binayı restore etmek içinde milyarlar harcadınız. Yeni eşyalar alıp teşrif ettiniz. Sürekli doğruluktan dürüstlükten bahsediyorsunuz. Ama kamunun parasını yeni makam binaları yaparak harcıyorsunuz. Günah değil mi? En ufak bir problemde insanlar işlerini halletmek için o kadar yol tepecek. Yazık değil mi?
Tahmini satış fiyatını soran CHP grup başkan vekili sayın ACURMAN’a, ‘‘ En yüksek parayı verene satarız dediniz.’’
Ya ihale de en yüksek parayı veren şirket rayiç bedelin altında kalırsa o zaman ne olacak? Belsa Plaza satılacak mı satılmayacak mı?
Olmadı sayın başkan. Bu satma sevdasından vazgeçin.
Sizi ileriki yıllar da ‘‘satmak için sıra da ne var başkan?’’ Sözleri ile anımsamayalım…

* 23 Ağustos 2007 Bizim Kocaeli Gazetesi haftalık köşe yazısı